3 Eylül 2015 Perşembe

PANTENE ALTIN KELEBEK ÖDÜLLERİ’NE GERİ SAYIM HEYECANI BAŞLADI!

Televizyon ve müzik dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği Altın Kelebek Ödülleri, bu kez Pantene sponsorluğunda organize ediliyor. 42.’si düzenlenecek olan Pantene Altın Kelebek Ödülleri, bu yıl da sanat camiasının önemli isimlerini bir araya getirecek. Kırmızı Halı’dan sahneye kadarki süreçte sürprizlerin yaşanacağı, yıldızlar geçidine dönüşecek olan tören, birçok yeniliğe ve ilklere de ev sahipliği yapacak.

Yıldızı Parlayanlar onlar oldu

Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde bu yıl yeni bir kategori daha var: “Pantene Yıldızı Parlayanlar”. Senelerdir saç bakımına getirdiği yeniliklerle Türkiye’de ve dünyada öne çıkan Pantene, bu özel gece için ise Türkiye’nin yıldızı parlayan genç isimlerine eşlik ediyor olacak. 42 yıllık Altın Kelebek tarihinde bu yıl ilk kez verilecek “Pantene Yıldızı Parlayanlar” ödülünün sahipleri Hande Erçel, Bensu Soral ve Nilay Deniz oldu.

Gecenin yıldızı sen ol, Pantene saçının farkını kırmızı halıda da göster! 
42. Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde televizyon ve müzik dünyasının en iyileri senin vereceğin oylarla parlayacak! www.pantenealtinkelebekodulleri.com’a gir ve sen de en sevdiğin sanatçılara oyunu ver. Ayrıca “benim de saçlarım güçlü ve sağlıklı görünüyor” diyorsan, “Gecenin Yıldızı Ol” kısmına başvur. Kişisel bilgilerini gir ve fotoğrafını yükle. Pantene Altın Kelebek Özel Jürisi’nin seçimleriyle bu büyülü gecede benzersiz deneyimler yaşayacak 15 şanslı kişiden biri de sen ol! Üstelik kendini bir yıldız gibi hissedeceğin gecede, sahne arkasında yıldızların heyecanına tanık olma ve en sevdiğin sanatçıya sahnede ödülünü verme şansı yakala. Pantene saçının farkını kırmızı halıda da göster! 

Bu heyecanı kaçırma!
Vuslat Doğan Sabancı, Hürriyet, Kanal D ve Pantene’in ev sahipliği yapacağı Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni, 4 Ekim Pazar akşamı Kanal D’den canlı olarak yayınlanacak. 

www.pantenealtinkelebekodulleri.com
#pantenealtınkelebek

Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni’nin tanıtım filmi  ve kamera arkası görüntüleri için tıkla. 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

ESSENCE PURE SKİN SİVİLCE KARŞITI PUDRALI TONİK

Herkese merhabalar :)
Bugün sizlere essence markasının bu pudralı toniğinden bahsetmek istedim.Bayram öncesi Gratis indirimi için gittiğimde görüp denemekten ne çıkar ki diyerek aldım bu toniği.Pudralı olduğunu görünce aklım kalmıştı.Çünkü nedenini bilmediğim bir şekilde aslında yağlanmayan T bölgem yaz gelince bir anda yağlanmaya başladı.Pudralı bir ürün işe yarar diye düşündüm.
Ayrıca benim burun bölgemde ciddi bir siyah nokta problemim var.Yağlanma olunca siyah noktalar iyice belirginleşti ve çılgına dönmeme yetti bu olay .
Neyse asıl konuya gelelim artık :)


Bu tonik fotoğrafta gördüğünüz gibi sivilce ve siyah noktalarla savaştığını söylüyor.Aynı zamanda cildi de matlaştırıyormuş dediğine göre.
Peki bu vaat ettikleri doğru mu ? Evet ,ben denedim doğruluyorum :)
Kullandığım an yüzümde temizlik hissi oluyor.Bazı tonikler yapış yapış bir his verir ben bundan hiç hoşlanmam.Bu konuda gözüme girdi.
Cildi matlaştırdığı konusunda da büyük ölçüde işe yaradığını söyleyebilirim.Ayrıca siyah noktalarımın da görünümünde azalma oldu.

Ben bu ürünü yüzümü yıkama jelimle iyice yıkadıktan sonra kullanıyorum.Tabi içinde pudra olduğu için şişeyi iyice çalkalamanız gerekiyor köpürene kadar.
Ben uygun fiyatıyla  almanızı tavsiye ederim.Hem uygun fiyatlı hem de gerçekten güzel bir ürün.Anlaşılan Essence yine harikalar yaratmış :)
Aranızda kullananlarınız var mı?Yorumlarınızı bekliyorum.
Görüşmek üzere :)


23 Temmuz 2015 Perşembe

YENİ ÜRÜN ALARMI:LOREAL ELSEVE MUCİZEVİ YAĞ SAÇ GÜZELLEŞTİRİCİ KREM




Merhaba :)
Konu başlığımız biraz uzun oldu ama gerçekten uzun uzun kelimeleri hak edebilecek bir ürün bu bana göre :)
Alırken bu kadar memnun kalabileceğimi gerçekten düşünmemiştim.
Bayram öncesi Gratis alışverişimde rafta görüp dikkatimi çekmişti.Fiyatı da uygun olunca alıp denemekten birşey çıkmaz diye düşünüp sepete atmıştım hemen.


İçeriğindeki 6 çiçek özüyle saçı besleyip yumuşaklık,parlaklık vererek saç şekillendirmeyi kolaylaştıracağını söylüyor bize bu ürün.Sanırım bu söylediklerini hakkıyla yerine de getirebiliyor :)


Benim saçlarım tam bir çalı süpürgesi halini almıştı.Saçımın rengini açmak istediğim için bu aralar boya vs. çok fazla işlem yaptım saçıma.Tabi düzleştirme maşa yapma gibi işlemler de saçımın kuruyup yıpranmasına tuz biber oldu.

Gel gelelim bu ürünü kullandığım an değişimi hemen fark ettim.
Ben duştan sonra nemli saçıma uyguladım.İnanın saçlarım kuruduğunda yumuşacık olmuştu.Deli gibi kabaran saçlarım bir anda normal bir hal aldı.


Tek hoşuma gitmeyen ürünün kapak kısmı oldu.Neden diye sorarsanız ürün kremsi bir yapıda ancak biraz cıvık.üründen elime alırken çok rahat bir şekilde kapağa bulaşabiliyor.Ama dikkatli bir kullanımda bunu pek de gözüm görmüyor çünkü krem gönlümü fethetti :)

Kremin arka kısmında yazanlarsa şu şekilde:
  • Islak saçın tamamına uygulanarak,saçı yoğun bir şekilde besler.
  • Kurutmadan önce,saç boy ve uçlarına uygulanarak,saçı 230 dereceye kadar korur.
  • Son dokunuşta,saç boy ve uçlarına uygulanarak,saça parlaklık ve yumuşaklık kazandırırken şekillendirmeyi kolaylaştırır.
Ben 9.90 tl ye aldığımı hatırlıyorum.Alırken indirimdeydi sanırım.Ama kesinlikle tekrar alınacaklar listesine girdi bile.
Aranızda kullananlar var mı?Yorumlarınızı bekliyorum.
Görüşmek üzere :)


9 Nisan 2015 Perşembe

SAÇ BAKIMI DENİLİNCE : L’Oréal Paris Elseve Arginine Direnç X3 Yoğun Besleyici

Blogumu yakından takip edenlerin çok iyi bildiği gibi, kozmetik ve bakım ürünleri alırken en iyiyi tercih etmenin aslında bir lüks değil, ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Cildimize, bedenimize temas eden her ürün en iyisi olmalı, bu bedenimize duyduğumuz saygı bir anlamda.

Bakımlı olmak adına kullandığımız saç düzleştiricileri,saç maşaları ve tabiki saç boyaları saçlarımızı oldukça yıpratmaktadır. Bu ürünler saç tellerinin incelmesine, yıpranmasına ve saçların uzayamamasına sebep oluyor. Şahsen ben kalın saç telleri olan bir insanım ancak dökülen saçıma baktığımda dipten uca incelme görüyorum.

Bakımım konusunda her zaman kaliteyi önceliklendirmişimdir. Loreal’in ürünlerini de bu sebepten tercih ediyorum. Bir kadın için saç bakımı en az giyim/kuşam kadar önemlidir. Saçların da sağlıklı olması saç bakımının ilk kuralıdır.

Eğer sürekli kuaförde vakit geçirmeye vakit bulamayanlardansanız aslında evde sizin kolaylıkla uygulayabileceğiniz bir önerim var : L’Oréal Paris Elseve Arginine Direnç X3 Yoğun Besleyici serisi. Ne işe yarıyor bu seri derseniz ; kökten uca beslenen saçlarınız güçlenerek uzuyor ve dökülmeye karşı korunuyor. Bu da aslında uzadıkça incelen cılız ve sağlıksız duran saçların önüne geçiyor. Bunu önüne nasıl geçiyor derseniz elbette bunun için geliştirilmiş özel güçlü formülü sayesinde. Dökülme karşıtı protein Arginine ve yoğun besleyici Nutri-Omega Elseve Arginine Yoğun Besleyici serisinin içeriğini oluşturuyor.

E daha ne olsun! Hepimizin hayali hem uzun hem güçlü saçlar aslında. Bu seri ile bunu gerçekleştirmeniz gerçekten mümkün.

Piyasada söz konusu ürünleri bulabileceğiniz satış rakamlarını da paylaşmak istedim;

Arginine Direnç X3 Yoğun Besleyici Bakım Şampuan 650 ml: 11,99 TL
Arginine Direnç X3 Yoğun Besleyici Bakım Saç Kremi: 8,99 TL

Bu içerik http://markaguncesi.blogspot.com.tr/ tarafından hazırlanmıştır.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

KOMBİNLER#6

Merhaba!!! :)
Benim bir aralar kombinler yazılarım vardı.İşte devamı geliyor :)







(görseller alıntıdır)
Şimdilik sizin için seçtiklerim bunlar.Hazır bahar da gelmişken tam da baharlık kombinler yayınlamak istedim.
Nasıl buldunuz beğendiniz mi bakalım?
Bu defa yazılarımın devamı gelecek bekleyin :)


16 Şubat 2015 Pazartesi

ÇOK SIKILIYORUM!

Bu aralar tam olarak sıkıntıdan kendini bir sağa bir sola atar halde buluyorum kendimi.
Bir önceki yazımda da bahsetmiştim bütün gün tek başıma kalıyorum ve tek başıma ne yapıcam gerçekten bilmiyorum. 
Tek başıma dışarı çıkmaktan pek hoşlanmam. Hatta avm ye girip 1 saat bile duramadan çıkıp eve geri döndüm 2 gün önce. 
Ah ah nerde erkek arkadaşımla gezip tozduğumuz deli gibi eğlendiğimiz vakitlerimiz? 
Evet şuan bu bir hayata isyan yazısıdır :)
Bir  replik de durumuma ancak bu kadar uygun olurdu :))
Sizler neler yapıyorsunuz tek kaldığınızda? Belki benimde yapabileceğim farklı fikirler gelir yorum olarak. 
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere :)www.softfashionn.blogspot.com

12 Şubat 2015 Perşembe

YUMUŞACIK DUDAKLAR!

       Dönüş yazım bu olsun istedim çünkü gerçekten çok işime yaradı.
      Anneme dudaklarım çok kurudu falan deyince telefonda televizyonda izledim ben bak tarifini söyliyim de yap dedi bana. Yaptım ve inanın 1 defa yapmak bile çok fark ediyo. 


Ben tam olarak miktarlarını bilmiyorum ama bir defa kullanabileceğim kadar bir çay tabağının içinde karıştırdım.Sanırım 1 er tatlı kaşığı kadar koyarsak hepsinden yeterli olur.Kum gibi oluyor zaten sonra da dudaklarıma peeling yaptım. 
Gerçekten dudaklarım yumuşacık oldu. O kupkuru görüntüden eser kalmadı. 
Sonradan öğrendim ki sevgili Merve Özkaynak televizyon programına çıkmış annem de bunu ordan öğrenmiş. 
Merve Özkaynak ın videolarını severek izliyorum ve ona burdan çok çok teşekkür ediyorum. Sizde videolarını izlemek isterseniz Youtube a Merve Özkaynak yazmanız yeterli.(Ayrıca buradan da ulaşabilirsiniz kendisine merveozkaynak.com )
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere :)

10 Şubat 2015 Salı

GERİ Mİ DÖNSEM..?

     
        1 yıldan fazla oldu sanırım bloga yazı girmiyorum.Birkaç gündür düşünüyorum acaba geri mi dönsem?

        Okula ağırlık vermem gerektiği için bırakmaya karar vermiştim.Ama şu sıralar boş vaktimin bolluğundan yakınıp duruyorum.
        Sanırım farklı yazılarla farklılaşmış hayatımla geri dönmeye karar veriyorum :)
         En kısa zamanda görüşmek üzere :)

17 Aralık 2013 Salı

Yılbaşı Hediyen Ayağına Gelsin

YILBAŞI ALIŞVERİŞ KEYFİ

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni başlangıçlar. Her sene yeni yılın gelişini büyük bir coşkuyla kutlarız. Hayatımızda çok büyük bir değişiklik olacağından değil belki; ama sevdiklerimizle yeni başlangıçlara adım atmaktan mutluluk duyduğumuz için. Yeni yıl aynı zamanda sevdiklerimizi sevindirmek için de güzel bir bahane. Hediye seçimi bir işkenceye dönmediği sürece! Yoğun tempoda çalışan veya öğrenim gören bizlerin doğru hediyeye ulaşmak için ayıracak günleri yok. Siz de böyle düşünüyorsanız, aşağıda hepsiburada.com’un yılbaşı sayfasından yararlanarak hazırlanan mini listeyi inceleyebilirsiniz:

Sevgiliye

Yılbaşının en klasik hediyeleri parfüm ve saat. Eğer riske girmek istemiyorsanız, erkeğe saat, kadına parfüm hediye etme geleneğini sürdürebilirsiniz. :) Mücevherler veya ihtiyaca göre teknoloji ürünleri de gayet uygun hediyeler olabilir;

- Saat almak istiyorsanız: Erkekler için saat modelleri
- Mücevher almak istiyorsanız: Melis Gold Altın Taşlı Sonsuzluk Bileklik
- Tablet almak istiyorsanız: iPad Mini

Arkadaşa

Arkaşınıza hediye seçerken, onun sürekli almayı ertelediği, ihtiyacını fark etmediği ürünlere ya da herkesin ilgi gösterebileceği ürünlere yönelebilirsiniz;

- Müzik seven arkadaş için: iPhone Dock
- Playstation seven arkadaş için: PES 2014
- İlginçlikler insanı arkadaşınız için: Furby

Aileye

Aile bireylerinin daha çok neden mutlu olacağını tahmin etmek genellikle daha kolay oluyor. İhtiyaçlarını, neden hoşlandıklarını uzun zamandır gözlemlemiş olduğumuz için belki de;

- Babanız tamir işlerinden hoşlanıyorsa: Bosch Çantalı Darbeli Matkap
- Çocuğunuza güzel bir sürpriz: Hot Wheels Çılgın Dinazor
- Anneniz için: Nevinci İnci Set

Yılbaşına özel binlerce ürün arasından dilediğinizi seçmek ve alışverişe başlamak için Yılbaşı sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Şimdiden keyifli alışverişler!
Herşey Ayağına Gelsin
Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Aralık 2013 Cuma

Ne Okudum ?

Bugün sizlerle elimden düşürmeden okuduğum bir Dan Brown kitabından bahsetmek istiyorum.
Hangi kitap dediğinizi duyar gibiyim :)
Çok fazla kişiye adından bahsettiren,pek çok kişinin okuduğu,harika bir kitap olan ''Cehennem'' tabi ki.
Cehennem 

Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bir nehrin karşısından kendisine seslenen gümüş saçlı güzel bir kadın ve toprağa baş aşağı gömülü can çekişen bedenlerdir. Langdon gördüğü kâbusları anlamlandırmaya çalışırken kadın bir suikastçı tarafından takip edildiğini, kendine tedavi uygulayan doktorlardan biri gözlerinin önünde vurulunca anlar. Hastanede görevli diğer doktorlardan biri olan Sienna Brooks’un o ölüm kalım anında yardım etmesiyle hayatta kalır. Simgebilim profesörü kendini bir anda ipuçlarını Dante’nin cehenneminde bularak çözmesi gereken korkunç bir senaryonun içinde bulur. Floransa’nın tarih kokan dar sokaklarından Venedik’in muazzam bazilikalarına uzanan semboller zinciri Langdon’ı insanlık tarihini sonsuza dek değiştirebilecek bir mekâna sürükler. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski, dünyanın incisi İstanbul’dur. Ve bu şehirde ya insanlık tarihi baştan sona yeniden yazılacak ya da bunu yazacak hiç kimse kalmayacaktır... 

.. Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion’unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını. 

Batık sarayın derinliklerine in, orada, karanlığın içinde bekler khtonik canavar kan kırmızısı sularına gömülmüştür lagünün ki yansıtmaz yıldızları... 
Kitapla ilgili tanıtım bu şekilde.Benim fikirlerime gelecek olursak:
Öncelikle söylemem gerekir ki kitapta İstanbul'a da fazlasıyla yer veriliyor.
Kitapta birçok ünlü sanatsal metin ve eserden ilham alınmış ve birçoğunun da ismi geçiyor.Örek vermem gerekirse Boticelli'nin La Mappe de'll İnferno (Cehennemin Haritası)su, Dante'nin İlahi Komedya'sı .
Profesör Langdon gözlerini hastanede son birkaç gününü unutmuş bir şekilde gözlerini açıyor.Kafasına kurşun yediğini öğrenyor,gözlerinin önünde bir doktor öldürülüyor ve esas kızımız doktor Sienna biricik profesörümüzü kaçırıyor.
Evet olayların başlangıç noktası bu.Sienna ve Langdon un tanışması diyebilirim.
Kitap Floransa sokaklarında başlayıp Venedik'e doğru uzanıyor.Ve nerde bitiyor dersiniz? Tabi ki İstanbul...
Kitapta anlatılan konuysa insan nüfusunun giderek kontrolsüzce artması aslında.Evet en basit şekilde konu bu.
Ve bu nüfus artışından endişelenen genetik bilimci Zobrist olaya el atıyor ve bir virüs yaymaya karar veriyor.
Eeee ben daha fazla anlatırsam kitab okumanız için bir neden kalmaz öyle değil mi?O yüzden benden bu kadar.
Eğer bir Dan Brown hayranıysanız ya da en azından bu tarz kitapları okumayı seviyorsanız okumanız gerek diye düşünüyorum.Ben okudum ve inanın vakit kaybı diyerek pişman olmadım.Ve gerçekten elimden de düşürmedim :)
Aranızda okuyanlar varsa yorumlarınızı bekliyorum.Kitapta İstanbul la ilgili geçen bir bölümü sizinle paylaşarak yazımı sonlandırıyorum :)
‘’Burası ikiye bölünmüş bir dünya, karşıt güçlerin şehriydi: Dindarlarla laikler ;eskiyle yeni ; Doğu ’yla Batı… Avrupa ile Asya arasındaki coğrafi sınırda duran bu ebedi şehir Eski dünya’dan daha da eski bir dünyaya uzanan bir köprüydü. İstanbul.’’

22 Kasım 2013 Cuma

Bordo Ruj Modası

Uzun bir aradan sonra merhaba arkadaşlar.
Vizeler falan derken uzun bir zamandır ilgilenemedim blogumla bu yüzden hepinizden özür diliyorum.
Evet gelelim bugün sizlerle ne paylaşacağıma .
Uzun zamandır bordo ruj çok moda biliyorsunuz ki.Bugün bordo ruju nasıl kullanmalıyız bu konu hakkında size ufak birşeyler söylemek istiyorum.
Yaptığım araştırmaya göre bordo renkte bir ruj beğendiyseniz önce bunu dudağınızda denemelisiniz.Çünkü bu renkteki rujların dudağınızda rengini değiştirme gibi bir riski var.Yani dudağınıza sürün ve bir süre bekleyin.
Eğer bordo ruj kullandıysanız göz makyajınız geri planda olmalı.Aksi takdirde hem dudaklarınız hem gözleriniz dikkat çekecek ve bu çok göz yorucu bir durum halini alacaktır.Aynı zamanda hiç hoş bir görüntü de ortaya çıkmıyor benden söylemesi :)
Peki hangi ten rengine ne ton bordo ruj ?
Yine yaptığım araştırmadan elde ettiğim sonuç şu :
Beyaz tenliyseniz kırmızının bordoya yakın ve mat tonlarını,
Esmerseniz vişne çürükleri ve kopkoyu bordoları kullanabilirsiniz.
Kıyafete gelince...Seçtiğiniz kıyafetin olabildiğince sade ve sakin olmasına dikkat edin.
Aksesuarlarınız ise olabildiğince küçük,göz yormayan parçalar olmalı.
Evet benim size tavsiyelerim bunlar.Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın :)





20 Kasım 2013 Çarşamba

Veet ile Artık Herkes Hissettiği Gibi Giyiniyor!

Dünya depilasyon pazarının lider markası Veet, 80 yıllık tecrübesiyle ve kullanımı kolay ürünleriyle her yıl 30 milyondan fazla kadının güzelliğine hizmet ediyor. Farklı yaşlardaki ve yaşam tarzlarındaki kadınların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilmek için Veet, geliştirdiği ürünlerini 2001 yılından beri Türk kadınlarına da sunuyor.

Kadınların parlak ve ipeksi pürüzsüz bir cilde sahip olmalarını sağlayan ve güzelliğine ışık tutan Veet, üstelik Türkiye’de de her 10 kadından 9’unun tercihi!

Kadınların Veet ile kavuştukları pürüzsüz ve yumuşacık ciltleriyle istedikleri kıyafeti özgürce giyebilmeleri ve kendilerini her zaman bakımlı ve güzel hissetmelerinin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Veet, moda, güzellik ve bakım önerileriyle de her zaman kadınların yanında olmayı hedefliyor.

Bu sene Türkiye’nin en güzel ve bakımlı kadınlarından biri olan Bade İşcil Süalp ile sosyal medyada “Hissettiğin Gibi Giyin” adlı, stil dolu bir kampanya hayata geçiren Veet, her kadının hissettiği gibi giyinerek çok daha güzel ve alımlı görüneceğini söylüyor. Bu doğrultuda Veet, sosyal medya hesaplarından da her zaman hissettiği gibi giyinen Bade İşcil Süalp tarafından hazırlanan kadınlara özel paylaştığı moda, stil ve bakım önerileri ile de kadınların büyük beğenisini kazanıyor.

Veet ve Bade İşcil Süalp tarafından hazırlanan moda trendlerini, stil önerilerini ve kendini daha güzel hissettirecek bakım önerilerini öğrenmek ve göz kamaştırmak için hemen tıkla:
facebook.com/Veetturkiye
twitter.com/veettr
instagram.com/veettr

Bir bumads advertorial içeriğidir.

18 Kasım 2013 Pazartesi

Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbe

Yıllar yıllar evvel yüz kremleri tek tip olurdu olanla yetinen bizler de kaderimize razı gelerek yağlı olan cildimizi nemlendirmek için de yağlı kremler kullanırdık ama artık cildiniz klasik bir nemlendiriciden daha fazlasını hak ediyor. Garnier’den Nem Dengesi, nemlendiricinin bir adım ötesi…

Karma ve yağlı ciltlerin ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilen Nem Dengesi cildinize özel yenilikçi dokusu ile klasik nemlendiricilerin bir adım ötesinde. Yağlanma problemi olan kişilerde sağlıklı cilt görünümüne ulaşmak zordur çünkü T bölgesinde yaşanan parlama cildi hep yağlı gösterir, tahmin edersiniz ki bu da epey can sıkar. İşte bu küçük pakette ki oval hatlı muhteşem kutu canınızı sıkan parlama problemine çare olacak sorbeyi saklamakta... Hadi kutuyu birlikte açalım!

Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbe ile yağlanma kontrol altında!

Nemlendirici kremlerin çok ötesinde bir deneyim yaşamak isterseniz Garnier’den Yeni Nem Dengesi: Siz de cildinizin hak ettiği bakım için nemlendiricinin bir adım ötesine geçin. Karma ve yağlı ciltler için özel olarak geliştirilen “matlaştırıcı sorbe” dokusu cildinizin gün boyu parlamaya karşı savaşmasını sağlarken cilt renginizi eşitler ve pürüzsüzleştirir. Siz de kızarıklıklara ve parlamaya elveda dersiniz!

Hafif Sorbe dokusu yağ içermez, hızlı emilir. Cildinize gün boyu süren bir tazelik sağlar. Yağlanma problemi ortadan kalktığı için sık sık pudralamak zorunda olduğunuz bir makyajınız da olmaz kısacası çantada pudra taşımaya da elveda! Sorbe dokusuna, fresh kokusuna, tasarım kavanozuna vurulmanız garanti.

Yeşil çay özlerinden oluşturulmuş ve besleyiciler açısından zengin nemlendirici anında nem artışı ve 24 saat nemlendirme sağlayarak cildin kaybettiği nemi kazanmasına yardımcı olurken; bir ay içerisinde cildin doğal nem dengesine kavuşmasına yardımcı olur.

Kolay ulaşacağınız ve vazgeçemeyeceğiniz Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbe satış fiyatı: 14,99TL

Kullanım şekli: Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbeyi uygulamadan once mutlaka cildinize uygun bir temizleyici ile cildinizi temizleyip ardından tonikleyin. Bu işlemi sabah ve akşam tekrarlayarak Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbeyi yüzünüze uygulayın.
Uygulamayı yaparken son dokunuşları parmak uçlarınızla hafif vuruşlarla yaparsanız uzun vadede cildinize renk geldiğini ve cildinizin gençleştiğini göreceksiniz.

Garnier Matlaştırıcı Sorbe'yi uyguladıktan sonra ilk etapta yüzünüzü yeni yıkamışsınız da yüzünüzde damlacıklar kalmış hissine kapılacaksınız ve birkaç dakika içinde cildinizin neme doyduğuna şahit olacaksınız hem de yağlı bir his bırakmadan! Cildinizde yağlı bir kalıntı bırakmadığına hala kendinizi inandıramadıysanız size su testini uygulamanızı öneririm nasıl mı: Garnier matlaştırıcı sorbeyi yüzünüze uygulayın ve 5 dakika sonra yüzünüzü suyla yıkayın hem de hiçbir temizleyici kullanmadan! Yağsız da nemlendirme mümkünmüş Garnier Matlaştırıcı Sorbe ile anlayacaksınız.

Garnier Nem Dengesi serisinde ürün gamı gayet geniş mutlaka cilt tipinize uygun bir ürün bulacaksınız. Klasik kremlerden sıkıldıysanız siz de bu yeni dokuları bir keşfe çıkın.

Garnier Nem Dengesi serisi yenilikçi dokularıyla farklı cilt tiplerine mükemmel uyum sağlıyor. Serinin diğer ürünleri:
- Yağlı ve Karma Ciltler için Matlaştırıcı Sorbe
- Normal ve Karma Ciltler için Ferahlatıcı Krem
- Kuru Ciltler için Besleyici Balsam
- Mat Ciltler için Canlandırıcı Jel
- Hassas Ciltler için UV Korumalı Losyon

(Reklam filmi) https://www.facebook.com/photo.php?v=10151901520884000

Sosyal medyada Garnier facebook.com/GarnierTR ve https://twitter.com/garnierturkiye

İçerik: www.yelkenlikiz.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Yağmur Modası

Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.

Gelelim Tchibo’nun bu haftaki temasına; Yağmur Zamanı. Evde battaniye altında bir fincan kahveyle camdan yağmuru izlemek çok zevkli, evet. Ama yağmurda dışarı çıkma özgürlüğü bambaşka bir zevk. Su ve kir geçirmeyen doğayla dost Ecorepel ürünler, su ve kir tutmayan BIONIC FINISH ECO malzemeden kumaşlarla yağmur çamur demeden sokağa çıkmaya hazırsınız!

Yağmur Zamanı temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama yağmur kıyafetlerinde şıklığından ödün vermeyenlerdenseniz içinizi açacak ve cam önünde “Yağmur yağsa da yağmurluk giysem!” diyerek beklemenize sebep olacak onlarca ürünü bu temada bulabilirsiniz.

Yağmur Kıyafetleri denince akla ilk gelen yağmurluk oluyor tabii. Bele hafif oturan, kırmızı ve lacivert renk seçenekleriyle şık bir yağmurluk arıyorsanız, buldunuz bile! Yağmurluk, çizmesi olmadan bir hiç. Uzun fermuarlı, siyah bir Yağmur Çizmesiyle de kombinasyonunuzu tamamlarsanız, yağmurlu sokaklar birer podyum, siz bir model olup çıktınız demektir.

Yağmur Zamanı temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda 444 28 26 numaralı Telefonla Sipariş Hattı’ndan da alışveriş yapabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) sayfasını beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

30 Ekim 2013 Çarşamba

Ne İzledim ? #Beastly

Bu aralar hiç birşeye vakit ayıramazken film izlemeye karar verdim,bu nasıl oldu bilmiyorum.Çünkü gerçekten başımı kaşımaya bile vaktim yok.
Uzun zamandır izlemek istediğim bir filmdi Beastly.
Bugün de size bu filmden bahsedeceğim.
Filmin başrollerini Vanessa Hudgens ve Alex Pettyfer paylaşıyor.
Konusu:
Öncelikle film New York'da geçiyor.
Kyle zengin bir babaya sahip,yakışıklı,kendini beğenmişin tekini oynuyor filmde :)
Güzelliğe fazlasıyla önem veriyor ,dış görünüş onun için herşey.
Ama Kyle bir cadıyı aşağılamasından sonra bir lanete uğrar ve bütün yakışıklılığını yitirir.
Bu lanetten kurtulabilmesi için de 1 yıl içinde onu gerçekten seven birini,gerçek aşkı bulması gerekmektedir.


Filmin konusunu böyle özetleyebilirim.Yani kısacası dış görünüşün değil insaın içinin güzelliğinin önemini vurgulayan bir film.
Benim beğenip beğenmediğime gelirsek...Çok şahane bulmasam da hoşuma gitti.İzleyebileceğiniz bir film.Zaman kaybı demedim yani.
Eğer izleyecekleriniz olursa şimdiden iyi seyirler.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.Yorumlarınızı bekliyorummmm :)


17 Ekim 2013 Perşembe

Hürriyet Bumerang Blog Ödülleri

Hürriyet Bumerang Blog Ödüllerini duydum ve aman nasıl olsa başvursam da onaylanmaz diye düşündüm.
Sonrasında kendimi başvururken buldum.Az önce de mail geldi ve onaylanmış kabul edilmişim :)
Hadi bakalım hayırlısı diyorum ve sizden destek bekliyorum.
Desteklerinizi esirgemeyinn :)
Oylama linkim :


Stil Konuğu: Jessica Alba

Uzun bir aradan sonra merhabalar :)
Malum bayram oradan oraya gitmekten  şehir değiştirip durmaktan bloguma pek vakit ayıramadım ne yazık ki .
Ben de dedim ki ne zamandır stil yazısı yazmıyorum.Ve bugünün stil konuğunu Jessica Alba olarak seçtim.
Öncelikle söylemeliyim ki bu bayanın fiziğine hastayım.Güzel fiziğiyle ne giyse kendine yakıştırıyor.
Günlük yaşamda rahat giyinmeyi tercih ediyor.
Ceketlerinden asla vazgeçmediğini biraz araştırma yaptıktan sonra fark etmemek imkansız.
Bu arada şallarından asla vazgeçmiyor.
Ayakkabı olarak babet,sandalet,dolgu topuklar ve botları tercih ediyor.
Bu arada o kadar doğal ki neredeyse hiç makyaj yapmıyor.


Rahatına düşkün demiştim sanırım.Genelde bol kotları tercih etmesinden de anlayabilirsiniz bunu.Ayrıca pantolonların paçalarını kıvırarak da bolca kullanıyor.

Peki bu güzel bayan davetlerde,galalarda neler giyiyor bir de buna kısaca bakalım:


Ben saks mavisi olan elbisesine gerçekten bayıldım.Tam anlamıyla harika bir elbise.
Sizi bilmem ama ben Jessica Alba'nın stilini gerçekten beğenenlerdenim.
Siz nasıl buldunuz bu güzel bayanı?
Yorumlarınızı bekliyorum.Kendinize iyi bakın :)